Sessiz bir film gibiydi bizimkisi
Kayıp giden aksiyonlar
Çığlıklar
Ve gözyaşları.
Kimi zaman umutsuz bir sevda yanığı
Kimi zaman üvey kızına zulmeden bir baba
Hafifçe kıpırdayan çimler üzerine uzanmış
Taze aşıklar gibiydik kampüsün en ücrasında
Takvimden düşecek son yaprağı bilmeye maruz bırakılmış
Ömrünün son günlerinde gibiydik
Eline alalacele tutuşturulmuş şekerle
Kaçıp giden balonun acısı bastırılan çocuktuk
Kahkülleriyle bir türlü bitmek tükenmek bilmeyen
Sivilcelerini gizleyen genç kız adayıydık
İmkansız bir aşktık belkide;
Çocukluk aşkının duvağının açıldığını izlerken dolu gözlerle
Veyahut ölesiye mutluyduk kapısında hastanenin,
İkizlerinin ilk ağlayışını müjdeleyeni beklerken.
Bilemeyiz, belkide, ayrılık ertesi bir bir dökülen kırıkları
Mısralara dönüşen şiirlerin ortak heyecanıydık
Belkide biz, biz gibiydik...
Bir kahve izinde
02.02.2015
Selimiye Kışlası
24 Aralık 2014 Çarşamba
28 Kasım 2014 Cuma
O An
Bir şarkı tüttürmüş yürüyordum yalnızlığımla
Adım adım ve ıslanarak
Ve O'nu gördüm karşıdan
7 aylık hasreti sonra erdirmişcesine çılgınca dans ediyordu sacları,
Birden sakladı mimiklerini
Yüzünde, midesinde uçuşan kelebekleri belli etmeyen bir ifade
Geçmeye hazırlanıyorken bir daha benden,
Durdum birden.
Durdum, o gitti.
Baktım ardından, o gitti.
Bekledim, o gitti.
Şiirler döktüm arkasından, o gitti.
Döndü köşeyi giderken, kalmaktan giderken
Ey gülüşüne nice aşklar yitirdiğim,
Gidişin bile bir başka güzel...
Vuslatın son sözünde
28.11.2014
Selimiye Kışlası
Adım adım ve ıslanarak
Ve O'nu gördüm karşıdan
7 aylık hasreti sonra erdirmişcesine çılgınca dans ediyordu sacları,
Birden sakladı mimiklerini
Yüzünde, midesinde uçuşan kelebekleri belli etmeyen bir ifade
Geçmeye hazırlanıyorken bir daha benden,
Durdum birden.
Durdum, o gitti.
Baktım ardından, o gitti.
Bekledim, o gitti.
Şiirler döktüm arkasından, o gitti.
Döndü köşeyi giderken, kalmaktan giderken
Ey gülüşüne nice aşklar yitirdiğim,
Gidişin bile bir başka güzel...
Vuslatın son sözünde
28.11.2014
Selimiye Kışlası
27 Kasım 2014 Perşembe
Son Şans
Yalnızlığa bir şans verin
Bu sefer sızacak içinize zerre zerre
Kamaştıracak kimsesizliğinizi
Görünmeyeni gördürecek
Kirpiklerinize dolacak
Bakışlarınızla buluşacak vuslat günü
Tablodaki boşluğa yelken açmış
Maziden çıkıp gelecek
Onsuzluğu unutturacak
Bir yaprağın toprağı öpüşündeki özlemle...
Taze simit susamları
27.11.2014
Selimiye Kışlası
Bu sefer sızacak içinize zerre zerre
Kamaştıracak kimsesizliğinizi
Görünmeyeni gördürecek
Kirpiklerinize dolacak
Bakışlarınızla buluşacak vuslat günü
Tablodaki boşluğa yelken açmış
Maziden çıkıp gelecek
Onsuzluğu unutturacak
Bir yaprağın toprağı öpüşündeki özlemle...
Taze simit susamları
27.11.2014
Selimiye Kışlası
Susmalıydık
Ben konuştum, onlar dinledi
Ben konuştum, anlamadılar
Karışıkmışım.
Ben sustum, çünkü kelimeler soğuktu
Onları ısıtan benim cümlelerimdi...
Kahvaltı rehaveti
27.11.2014
Selimiye Kışlası
Ben konuştum, anlamadılar
Karışıkmışım.
Ben sustum, çünkü kelimeler soğuktu
Onları ısıtan benim cümlelerimdi...
Kahvaltı rehaveti
27.11.2014
Selimiye Kışlası
Müjdeler Taziye
Senin haberini aldığımda öldüm ben
Hasretini başkasına yüklemiş,
Kirpiklerin başkasına ıslanmış,
Başkası başkasına küsmüş,
Başkası olmuşsun
Ellerin müjdeleri çığlık çığlığa
Sen benim haberimi alamayacaksın
Çünkü öldün sen,
Maziye gömüldüğünde...
Bir çay buğusunda
27.11.2014
Selimiye Kışlası
Hasretini başkasına yüklemiş,
Kirpiklerin başkasına ıslanmış,
Başkası başkasına küsmüş,
Başkası olmuşsun
Ellerin müjdeleri çığlık çığlığa
Sen benim haberimi alamayacaksın
Çünkü öldün sen,
Maziye gömüldüğünde...
Bir çay buğusunda
27.11.2014
Selimiye Kışlası
Yetmez miydi?
Çok şey beklemedim senden,
Hayallerimi bile kırıklarından inşa ettim.
Yani senin anlayacağın dilde,
Senden arta kalanlar bile
Yeterdi hayallerime,
Düşlerime...
Bir ateşin kırmızısında
27.11.2014
Selimiye Kışlası
Hayallerimi bile kırıklarından inşa ettim.
Yani senin anlayacağın dilde,
Senden arta kalanlar bile
Yeterdi hayallerime,
Düşlerime...
Bir ateşin kırmızısında
27.11.2014
Selimiye Kışlası
Sevmek Zor İş
Kalp somut, yürek soyuttur.
Yaşamak icin kalp,
Yaşatmak icin yürek gerek.
İşte bu yüzden,
Herkesin bir kalbi vardır ama
Herkesin bir yüreği yoktur...
Dibe çöktüğünde yorgunluk
27.11.2014
Selimiye Kışlası
Yaşamak icin kalp,
Yaşatmak icin yürek gerek.
İşte bu yüzden,
Herkesin bir kalbi vardır ama
Herkesin bir yüreği yoktur...
Dibe çöktüğünde yorgunluk
27.11.2014
Selimiye Kışlası
24 Kasım 2014 Pazartesi
Çok Geç
Başkası O'nun gibi, sarıldığında sıkmayınca bel kemiğini
Anlıyorsun gittiğini.
Güldürdüğün insanın O'nun gibi çığlık atmadığını görünce
Anlıyorsun kaybettiğini.
Ve alınırsan "gerizekalı" dediğinde karşındaki uzun saclı ve dalgalı
Anlıyorsun ki bu "O" değil ve olamayacak.
Şarkılardan meylediyorsun yalnızlığı
Ve gözyaşlarınla beslediğin kahveni yudumluyorsun hıçkırarak...
Fincandaki dudak payı
24.11.2014
Selimiye Kışlası
Anlıyorsun gittiğini.
Güldürdüğün insanın O'nun gibi çığlık atmadığını görünce
Anlıyorsun kaybettiğini.
Ve alınırsan "gerizekalı" dediğinde karşındaki uzun saclı ve dalgalı
Anlıyorsun ki bu "O" değil ve olamayacak.
Şarkılardan meylediyorsun yalnızlığı
Ve gözyaşlarınla beslediğin kahveni yudumluyorsun hıçkırarak...
Fincandaki dudak payı
24.11.2014
Selimiye Kışlası
Karıştırma
Seni sevmekten vazgeçtim
Seni sevmeyi sevmekten değil...
Zorluğun gücü
24.11.2014
Selimiye Kışlası
Seni sevmeyi sevmekten değil...
Zorluğun gücü
24.11.2014
Selimiye Kışlası
Sadece
Bence uzak dur benden,
Kirliyimdir ben.
Bir o kadarda paylaşılmış.
Ve masumluğun en tazesinde
Bir o kadarda temizim.
İşte böyle çelişkilerle yaşarım ben
Ama çelişkilerim çelişmez birbiriyle
Aklına alırsa anla,
Anladığın kadar yaz,
Yazdığın kadar sev...
Dokunuş
24.11.2014
Selimiye Kışlası
Kirliyimdir ben.
Bir o kadarda paylaşılmış.
Ve masumluğun en tazesinde
Bir o kadarda temizim.
İşte böyle çelişkilerle yaşarım ben
Ama çelişkilerim çelişmez birbiriyle
Aklına alırsa anla,
Anladığın kadar yaz,
Yazdığın kadar sev...
Dokunuş
24.11.2014
Selimiye Kışlası
İçimizde
Hani?
Yok dersiniz.
Bakarsınız etrafınıza,
Sevdikleriniz, anneniz, babanız,
Ortamdan bozma arkadaşlarınız
Ve terkedilmişlikleriniz.
Çünkü bilmezsiniz,
O'nu görebileceğinizi sanarsınız
Halbuki yalnızlık içimizdedir.
O'nu göremezsiniz ama,
Ama beklersiniz...
Ümit kırıntıları
24.11.2014
Selimiye Kışlası
Yok dersiniz.
Bakarsınız etrafınıza,
Sevdikleriniz, anneniz, babanız,
Ortamdan bozma arkadaşlarınız
Ve terkedilmişlikleriniz.
Çünkü bilmezsiniz,
O'nu görebileceğinizi sanarsınız
Halbuki yalnızlık içimizdedir.
O'nu göremezsiniz ama,
Ama beklersiniz...
Ümit kırıntıları
24.11.2014
Selimiye Kışlası
Çok mu?
Bugün gidip her ojeden bir tane almak istiyorum.
İlerde bir gün sevgilim olduğunda,
Oje sürmek için bile, mağazaya değil
Bana gelsin istiyorum.
Çok sevmek için çok mu şey istiyorum?
Güneş bakışları
24.11.2014
Selimiye Kışlası
İlerde bir gün sevgilim olduğunda,
Oje sürmek için bile, mağazaya değil
Bana gelsin istiyorum.
Çok sevmek için çok mu şey istiyorum?
Güneş bakışları
24.11.2014
Selimiye Kışlası
Aramızda Kalsın
Bu arada,
Şiirlerim kadar seviyorum seni
Yazmaktan öte,
Aramızda kalsın...
Hasretin sesi
24.11.2014
Selimiye Kışlası
Şiirlerim kadar seviyorum seni
Yazmaktan öte,
Aramızda kalsın...
Hasretin sesi
24.11.2014
Selimiye Kışlası
İletken Sevgili
Beni değiştirmeye calışmayıp,
Değiştiren bir sevgilim olmalı,
Değiştirmeye calışmadığım,
Kendiliğinden değişen...
Sabahın aymazlığı
24.11.2014
Selimiye Kışlası
Değiştiren bir sevgilim olmalı,
Değiştirmeye calışmadığım,
Kendiliğinden değişen...
Sabahın aymazlığı
24.11.2014
Selimiye Kışlası
17 Kasım 2014 Pazartesi
Sızıyorum Uzaklara
Bozulmamış beyazlığıyla zirvesindeyim Ulu bir dağın,
Büyüyen gozbebeklerinde kirleniyor masumâne buluşmalar.
Anadolunun bağrı yanık kuraklıklarına benzetiyorum
Çelimsiz alınganlıklarımı
Torosların eteklerinden kacışıyor ruhum,
Verimli yalnızlıklara.
Sakinliğine bırakıyorum Tuz golünün
Ağlamaya dermanı kalmayan kırıklıklarımı
Kackar'ın sarp ürpertilerinden cağırıyorum
Hırcınlıklarımı,
Islaklığını korpe yanaklarda yitirmemiş
Son gozyaşını
Öfkem cekiliyor damarlarımdan
Bakışlarımdan akan hasretim
Arınıyorum büsbütün
Bir damla "sen" bırakmıyorum bilincaltımda
Çekiyorum elimi eteğimi kıskanclıklardan
Ve gidiyorum terkedilmişliklerden...
Günün aydınlığı
17.11.2014
Selimiye Kışlası
Büyüyen gozbebeklerinde kirleniyor masumâne buluşmalar.
Anadolunun bağrı yanık kuraklıklarına benzetiyorum
Çelimsiz alınganlıklarımı
Torosların eteklerinden kacışıyor ruhum,
Verimli yalnızlıklara.
Sakinliğine bırakıyorum Tuz golünün
Ağlamaya dermanı kalmayan kırıklıklarımı
Kackar'ın sarp ürpertilerinden cağırıyorum
Hırcınlıklarımı,
Islaklığını korpe yanaklarda yitirmemiş
Son gozyaşını
Öfkem cekiliyor damarlarımdan
Bakışlarımdan akan hasretim
Arınıyorum büsbütün
Bir damla "sen" bırakmıyorum bilincaltımda
Çekiyorum elimi eteğimi kıskanclıklardan
Ve gidiyorum terkedilmişliklerden...
Günün aydınlığı
17.11.2014
Selimiye Kışlası
13 Kasım 2014 Perşembe
Yanılırsın
Yarım kalan aşklar mı daha cok iz bırakır,
Yoksa uzun omürlüleri mi?
Unutmak istersin,
Unutursun,
Avunursun...
Vurur yüzüne bir şarkıda
Bir arkadaş şakasında
Nereye gittiğini bilmeyen bir şakada...
Tokat gibi carpar yüzüne
Dalıp gidersin, canı acıyan uzaklara
Belli belirsiz düşüncelere
Birgün geri donüp,
Tamamlamak istersin yarım bıraktıklarını.
Ayrı yapılan planları
Buruk gecen doğumgününü,
Geri cevrilen dolu kadehleri,
Çamlı Kahve'nin dumanı tüten anılarını,
Kelebeğin Rüyası 2'yi,
Ağzına kadar dolan manzara havasını...
Sadece istersin,
Kurup kurup bozarsın hayallerini,
Yıkıldıkca hayaller, bir parca kopar icinden
Acının sıradanlaştığı zevklerde bulursun
Vuslat habercisini,
Bulduğunu sanarsın...
Çıkış oncesi
13.11.2014
Selimiye Kışlası
Yoksa uzun omürlüleri mi?
Unutmak istersin,
Unutursun,
Avunursun...
Vurur yüzüne bir şarkıda
Bir arkadaş şakasında
Nereye gittiğini bilmeyen bir şakada...
Tokat gibi carpar yüzüne
Dalıp gidersin, canı acıyan uzaklara
Belli belirsiz düşüncelere
Birgün geri donüp,
Tamamlamak istersin yarım bıraktıklarını.
Ayrı yapılan planları
Buruk gecen doğumgününü,
Geri cevrilen dolu kadehleri,
Çamlı Kahve'nin dumanı tüten anılarını,
Kelebeğin Rüyası 2'yi,
Ağzına kadar dolan manzara havasını...
Sadece istersin,
Kurup kurup bozarsın hayallerini,
Yıkıldıkca hayaller, bir parca kopar icinden
Acının sıradanlaştığı zevklerde bulursun
Vuslat habercisini,
Bulduğunu sanarsın...
Çıkış oncesi
13.11.2014
Selimiye Kışlası
Lodos
Bir sancıdır Bursa'da aşk,
Saplanır kalır, her tebessümünde
Yapışsa da yakana sinsice
Kurtulmak istemezsin ondan.
Süzülür Tirilye'nin sarp kayalıklarından
Carpa carpa zeytin dallarına
Aşar gelir Mudanya'yı,
Hızla gecer mazimizden
Kimini yakar gecer,
Kimini şaşar gecer,
Tırmanır Uludağ'ın eteklerinden
Seyre dalar,
Sefasını cıkarır tarih kokan şehrin.
Bobürlenmez,
Ama gurur duyar eserleriyle.
İnişe gecerken okşar yanaklarımızı
Ürpertir tüylerimizi,
Diken diken.
Bir cigara yaktırır,
Bir kadeh doldurtur.
Bir plak oturtulur gediğe,
Eski zamanlardan calar.
Alır gotürür başka aşıkların hikayelerine
Gülen yüzlerin birden hüzne boğulması
Şüphesiz bundandır.
Çünkü aşk,
Esasında Bursa'da hüznün adı, lodostur...
Sabahın hüznü
13.11.2014
Selimiye Kışlası
Saplanır kalır, her tebessümünde
Yapışsa da yakana sinsice
Kurtulmak istemezsin ondan.
Süzülür Tirilye'nin sarp kayalıklarından
Carpa carpa zeytin dallarına
Aşar gelir Mudanya'yı,
Hızla gecer mazimizden
Kimini yakar gecer,
Kimini şaşar gecer,
Tırmanır Uludağ'ın eteklerinden
Seyre dalar,
Sefasını cıkarır tarih kokan şehrin.
Bobürlenmez,
Ama gurur duyar eserleriyle.
İnişe gecerken okşar yanaklarımızı
Ürpertir tüylerimizi,
Diken diken.
Bir cigara yaktırır,
Bir kadeh doldurtur.
Bir plak oturtulur gediğe,
Eski zamanlardan calar.
Alır gotürür başka aşıkların hikayelerine
Gülen yüzlerin birden hüzne boğulması
Şüphesiz bundandır.
Çünkü aşk,
Esasında Bursa'da hüznün adı, lodostur...
Sabahın hüznü
13.11.2014
Selimiye Kışlası
10 Kasım 2014 Pazartesi
Haziran'lardan 12
Tutuşma ayının ortasına doğru,
Senin vaktin geceli 12 güneş batmıştı ki,
Beni öldürdün.
En uzun gün yaklaşırken
Kor kuyuları andıran geceler yaşattın bana.
Yaşatamazdım sana hüzünlerin en coğulunu.
Ben de seni öldürdüm
Ve ütopyama hapsettim.
Evet,
Ben de seni öldürdüm ama,
Düşlerimdekini değil...
Çökerken karanlık
10.11.2014
Selimiye Kışlası
Senin vaktin geceli 12 güneş batmıştı ki,
Beni öldürdün.
En uzun gün yaklaşırken
Kor kuyuları andıran geceler yaşattın bana.
Yaşatamazdım sana hüzünlerin en coğulunu.
Ben de seni öldürdüm
Ve ütopyama hapsettim.
Evet,
Ben de seni öldürdüm ama,
Düşlerimdekini değil...
Çökerken karanlık
10.11.2014
Selimiye Kışlası
9 Kasım 2014 Pazar
Dipnot
Bir kızım olduğunda
Ben oreceğim saclarını,
Annesine bırakmadan.
Hapsedeceğim kokusunu,
Kimse icine cekmesin diye...
Bir vapur saati
09.11.2014
Kadıkoy Vapuru
Ben oreceğim saclarını,
Annesine bırakmadan.
Hapsedeceğim kokusunu,
Kimse icine cekmesin diye...
Bir vapur saati
09.11.2014
Kadıkoy Vapuru
2 Kasım 2014 Pazar
Kapalı Gişe
Sevdasını gosteriye binaen,
Tutuşurlar bir kavgaya.
Kasaplar koyunla
Et icin,
Koyunlar kasapla
Can icin,
Kargalar tilkiyle
Peynir icin,
Martılar vapular,
Simit icin,
Bulutlar rüzgarla
Yağmur icin,
Yağmurlar toprakla
Koku icin,
Cicekler güneşle
Acmak icin,
Aşıklar sovgüyle
Mesafe icin,
Şairler ozanla
Aşk icin,
Ozanlar şairle
Ağıt icin,
Nefretler kinle
Barış icin,
Kıskanclık hasretle
Ayrılık icin,
Vuslat ozlemle
Senin icin...
5'e doğru
02.11.2014
Selimiye Kışlası
Tutuşurlar bir kavgaya.
Kasaplar koyunla
Et icin,
Koyunlar kasapla
Can icin,
Kargalar tilkiyle
Peynir icin,
Martılar vapular,
Simit icin,
Bulutlar rüzgarla
Yağmur icin,
Yağmurlar toprakla
Koku icin,
Cicekler güneşle
Acmak icin,
Aşıklar sovgüyle
Mesafe icin,
Şairler ozanla
Aşk icin,
Ozanlar şairle
Ağıt icin,
Nefretler kinle
Barış icin,
Kıskanclık hasretle
Ayrılık icin,
Vuslat ozlemle
Senin icin...
5'e doğru
02.11.2014
Selimiye Kışlası
27 Ekim 2014 Pazartesi
Her Ayrılış Bir Vuslattır
Şaka gibi.
Sevdiğini kaybedersin de, bir boşluğa düşersin ya. Hani birkac günlüğüne bir yere gitmiş, bir yakınına gitmişte, yarın cıkıp gelecek sanırsın ve gelmediğinde, gelemediğinde gerceklerin suratına carpmasıyla afallarsın ya, işte tam olarak budur icinde bulunduğum durumun ozeti.
Halbuki toplanır sevenleri, sevmeyenleri, tanıdıkları, komşuları, akrabaları, en taneleri; anne, baba, kardeş ve can dostları. Ağlaşırlar. Cığlık cığlığa. Yürekler parcalanır feryatlarla. İnce bir yağmur yağar, icindeki acının verdiği anestezik hissiyatla dünyada başka hicbirşeye aldırmayanların üzerine. Sarılırlar son kez, o gitmeden, birbirlerine. Sanki O'na sarılırmışcasına. İc cekerler. Cekse de icine bütün atmosferi dolduramaz icini, sindiremez icindeki acıyı. Tahtaları birbirine yanaştırarak yaptıkları şekilli tahtalar grubu icinde, semaya doğru taşıma yarışına girerler. Kalabalık, O'na dokunmaya calışırcasına, sanki dokununca O'nu hissedecekmişcesine ozel bir gayrete tutuşur. İcinde, beyazlığa sarılmış, upuzun yatar. Son kez taşınır omuzlarda. Cıkarırlar tozlu tahtaların arasından, tüm beyazlığıyla, acıyan ellerle indirirler onlerindeki taze cukura. Birazdan O'nu tüm aclığıyla saracak ve O'na ebediyete kadar eşlik edecek topraktan bihaber, üstüne atmaya devam ederler. Kendi ellerimizle yakarız gemilerini, donüşü mümkün olmayan yolların...
Dualar yükselir bulutların arasından. Hakikattende bir yakınına gidiyor olacağından bihaber. Tüm kaybettiği sevdiklerinin O'nu karşılamak icin biraraya gelerek toplandığı bir yakınına gider. Onlar kucaklaştıkca yüreğimizdeki acı azalır, feryatlar sıradanlaşır, gozyaşları inzivaya cekilir...
Cuma oncesi
31.10.2014
Selimiye Kışlası
Kucak Gibi, Sanki Sıcak Gibi !
Bugün en cok sana ihtiyacım var Abla,
Nerdesin? Neden yamacına sokulacağım kadar yanımda değilsin? Neden dizine uzanacak kadar yanımda değilsin? Neden uzaktasın? Ya da uzakta mısın? Var mısın yok musun, onu bile bilmiyorum. Tam da zamanı değil miydi, şimdi yanımda olmanın. Hıckırıklarımı sayardın belki. Gozyaşım yanağımda kurumazdı belki, parmaklarının ucunu, avcunun icini ıslatırdı. Anılarımdaki tozlu maziyi paylaşırdık belki, dokunmaya kıyamadığım.
Bir Abim olsaydı. Kotü mü olurdu? Olmazdı muhakkak. Abiler cesurdur, baba gibidir, güvenilen dağdır, yıkılmazdır. Korkulur ondan. Cekinilir. Baba gibidir. Gitsen yanına, abi desen, boyle boyle desen boynun bükük, alır kolunun altına, sıkar seni "gececek oğlum" der. Ama Abla oyle mi? Sarar seni, sarmalar. Goğsüne yaslar başını, kokunu ceker icine, saclarını okşar... Kederine ortak, derdine derman olur. Belki alamaz derdini, kahrını, kederini. Ama cabalar. "Kuzum" der, gezerken parmakları seyrelmiş saclarının arasında. "Aşık mı olmuş benim kuzum" der. "Terketmez miymiş benim kuzum geleceğini" der. Der de der yani. Hislerini paylaşır. Efkarını paylaşır. Aklında dolaşan kara bulutları dağıtır. Yada aynı yağmurda ıslanır seninle. Şefkat yuvasıdır. Anne gibidir...
Ya da bir kız kardeşim olsaydı. Şoyle liseyi yeni bitirmek üzere. Fıldır fıldır. Yeni kuşakların atılgan temsilcilerinden. Gordüğü gibi anlasaydı sıkıntımı. Gozlerinin icine bile bakmadan. Başı goğsüne gelecek şekilde, belimden sarılsaydı, yerleşseydi koltukaltıma. Ben mutlu olayım diye şaklabanlıklar yapsaydı, sergileseydi şebeklik gosterisini. "Ben senin kücük aşkın değil miyim, ilk gozağrın değil miyim, yetmez miyim" deseydi. İlgi manyağı yapsaydı beni. Sırf bir an mutlu olayım diye. "Cayını tek sekerle mi icersin" deseydi. "Ya da kahvemi yapayım sana, ama bu sefer cikolatasız" deseydi. Gercekleri yüzüme carpsaydı, acıtsaydı...
8'i bucuk gece
23.10.2014
Selimiye Kışlası
26 Ekim 2014 Pazar
Fotoğraf
Dört tarafı çizgilerle belirlenmiş
Görünmez bir kutuda
Bir çift,
Ölümsüzleşiyorlar
Uzakların canı yanıyor...
Akşam üzeri
22.10.2014
Selimiye Kışlası
Görünmez bir kutuda
Bir çift,
Ölümsüzleşiyorlar
Uzakların canı yanıyor...
Akşam üzeri
22.10.2014
Selimiye Kışlası
Son Nefes
Hatırlıyor musun,
"Bırakta seni hep iyi hatırlayayım." demiştin.
Sahi, beni hep iyi mi hatırlıyorsun?
Ya da hatırlıyor musun?
Aklına geliyor mu seni içime çekişlerim?
Bakışlarınla başımın dönüşlerini,
Kokunla doyuşlarımı,
Avuçlarımın içindeki yüzünü sanatmışçasına hayranlıkla izleyişimi,
Hatırlıyor musun?
Yavrusunu severek öldüren ayı iştahıyla severdim seni,
Seni bir gün öperken öldüreceğim diye korkmalarımı hatırlıyor musun?
Çayına şeker, kahvene çikolata olma çabalarımı,
Sürpriz yapacağım diye girdiğim rolleri,
Yüzünde bir an olsun tebessüm belirecek diye yaptığım şebeklikleri,
Hatırlıyor musun sahiden?
Sanki yakından yürütebilecekmiş gibi, uzaktan ilişki yürütemezdin
Aynı gökyüzünden, farklı şehirlerde nefes aldığımızda
Dengen bozulurdu, sarsılırdın, sarsılırdık.
Hatırlıyor musun?
Tartışırdık, yakıp dökmezdik, bağırmazdık sesimiz yükselse de
Beş dakika sürerdi, kollarımızın ayrılığı.
Alışmıştık, çok alışmıştık birbirimize hatırlıyor musun?
Alışmak,
İlişkinin başında iyi,
İlişkinin sonunda "son" olurmuş, ilerde anlayacaktık.
Sen bana alışana kadar aylar boyu bekledim ben,
Alıştıktan sonra sen, kaçıp gittin geleceğimden.
Sanmıyorum ama,
Hatırlıyor musun?
4 suları
21.10.2014
Selimiye Kışlası
"Bırakta seni hep iyi hatırlayayım." demiştin.
Sahi, beni hep iyi mi hatırlıyorsun?
Ya da hatırlıyor musun?
Aklına geliyor mu seni içime çekişlerim?
Bakışlarınla başımın dönüşlerini,
Kokunla doyuşlarımı,
Avuçlarımın içindeki yüzünü sanatmışçasına hayranlıkla izleyişimi,
Hatırlıyor musun?
Yavrusunu severek öldüren ayı iştahıyla severdim seni,
Seni bir gün öperken öldüreceğim diye korkmalarımı hatırlıyor musun?
Çayına şeker, kahvene çikolata olma çabalarımı,
Sürpriz yapacağım diye girdiğim rolleri,
Yüzünde bir an olsun tebessüm belirecek diye yaptığım şebeklikleri,
Hatırlıyor musun sahiden?
Sanki yakından yürütebilecekmiş gibi, uzaktan ilişki yürütemezdin
Aynı gökyüzünden, farklı şehirlerde nefes aldığımızda
Dengen bozulurdu, sarsılırdın, sarsılırdık.
Hatırlıyor musun?
Tartışırdık, yakıp dökmezdik, bağırmazdık sesimiz yükselse de
Beş dakika sürerdi, kollarımızın ayrılığı.
Alışmıştık, çok alışmıştık birbirimize hatırlıyor musun?
Alışmak,
İlişkinin başında iyi,
İlişkinin sonunda "son" olurmuş, ilerde anlayacaktık.
Sen bana alışana kadar aylar boyu bekledim ben,
Alıştıktan sonra sen, kaçıp gittin geleceğimden.
Sanmıyorum ama,
Hatırlıyor musun?
4 suları
21.10.2014
Selimiye Kışlası
K-M Modeli
Babam,
Eğitim ve öğretime geç başlasa da, arada tökezlese de
Ege Üniversitesi'ni bitirmiş,
İktisatçı olmuş.
Mihriban'ıyla evlenmiş, aradaki 7 yılı kaale almadan.
Askerliğini İstanbul'da yapmış.
İkisini tutamadığı ellerinden kaçırırken,
İkisi gelmiş dünyaya,
Biri sarı, biri kara.
Kıskanmış eşini sağdan soldan, sabretmiş.
Çocuklarını çok sevmiş.
Kitapların kurdu olmuş,
Kendi kütüphanesinde yaşlanmış.
Yanında Miri Sultan, Bahar'ı, biricik oğlu Çağdaş.
Annem,
İlk öğreniminin 5. yılın içinde sonlandırılmasına aldırmadan,
Hayat boyu öğrenmenin peşini bırakmamış.
Lisans ihtisasını Ev Hanımlığı'ndan yaparken,
Ömür Boyu Eş bölümünden master,
Cennetlik Anne üzerine doktorasını yapmış.
Babam tarafından bir çok kez Fahri Profesör ilan edilmiş.
Eli maşalı, tersi pis,
Amma velakin eksik etmezmiş hiçbir zaman otuz iki dişini,
Işıldayan gözlerinin içini.
Kızarmış, bağırırmış, iki dakika sonra gelir enseden öpermiş.
Sarı kızım, sarım,
Kara oğlum, koçum diye sevmiş çocuklarını.
Vizeler hep O'nun onayından geçmiş
Evlatlarıyla yaşlanmış,
Yanında Vatandaş,
Uzağında Sarı kızı, Kara oğlu...
10 gibi
21.10.2014
Selimiye Kışlası
Eğitim ve öğretime geç başlasa da, arada tökezlese de
Ege Üniversitesi'ni bitirmiş,
İktisatçı olmuş.
Mihriban'ıyla evlenmiş, aradaki 7 yılı kaale almadan.
Askerliğini İstanbul'da yapmış.
İkisini tutamadığı ellerinden kaçırırken,
İkisi gelmiş dünyaya,
Biri sarı, biri kara.
Kıskanmış eşini sağdan soldan, sabretmiş.
Çocuklarını çok sevmiş.
Kitapların kurdu olmuş,
Kendi kütüphanesinde yaşlanmış.
Yanında Miri Sultan, Bahar'ı, biricik oğlu Çağdaş.
Annem,
İlk öğreniminin 5. yılın içinde sonlandırılmasına aldırmadan,
Hayat boyu öğrenmenin peşini bırakmamış.
Lisans ihtisasını Ev Hanımlığı'ndan yaparken,
Ömür Boyu Eş bölümünden master,
Cennetlik Anne üzerine doktorasını yapmış.
Babam tarafından bir çok kez Fahri Profesör ilan edilmiş.
Eli maşalı, tersi pis,
Amma velakin eksik etmezmiş hiçbir zaman otuz iki dişini,
Işıldayan gözlerinin içini.
Kızarmış, bağırırmış, iki dakika sonra gelir enseden öpermiş.
Sarı kızım, sarım,
Kara oğlum, koçum diye sevmiş çocuklarını.
Vizeler hep O'nun onayından geçmiş
Evlatlarıyla yaşlanmış,
Yanında Vatandaş,
Uzağında Sarı kızı, Kara oğlu...
10 gibi
21.10.2014
Selimiye Kışlası
Anlayacaksın
Bir gün,
Sadece bir gün,
Anlayacaksın
Olmadığını
Olmayacağını
Zaten olduğunu
Ama anlamadığını
Olamayacağını
Göremeyeceğini
Olsa da,
Göremeyeceğini
Anlayamayacağını
Anlayacaksın
Elbet bir gün...
8'e doğru
20.10.2014
Selimiye Kışlası
Sadece bir gün,
Anlayacaksın
Olmadığını
Olmayacağını
Zaten olduğunu
Ama anlamadığını
Olamayacağını
Göremeyeceğini
Olsa da,
Göremeyeceğini
Anlayamayacağını
Anlayacaksın
Elbet bir gün...
8'e doğru
20.10.2014
Selimiye Kışlası
Tabu
Benim için aşk,
Bir tabuysa
Bütün sahnelerde başrol,
Tek bir öznem var demekti.
Göze alamazdım, hayatından
Işıltısı giderek sönen yıldız gibi kaymayı
Bakarken gözlerinin içine
Söyleyemezdim adını
Seni seviyorum'un ertesinde
Adı üstüne,
Tabu.
11 suları
16.10.2014
Selimiye Kışlası
Bir tabuysa
Bütün sahnelerde başrol,
Tek bir öznem var demekti.
Göze alamazdım, hayatından
Işıltısı giderek sönen yıldız gibi kaymayı
Bakarken gözlerinin içine
Söyleyemezdim adını
Seni seviyorum'un ertesinde
Adı üstüne,
Tabu.
11 suları
16.10.2014
Selimiye Kışlası
27 Eylül 2014 Cumartesi
Bazen
Bazen hasret,
İnce belli susamları,
Daha eylül'ün başında bir bir dökülmüş
Taze simit ısırıkları.
Bazen aşk,
Çırpmadan kanatlarını
Yükseltince yalnız kalabalığı,
Biletin görevlide kalan küçük parçası.
Bazen hüzün,
Oturunca Çamlı Kahve'nin ahşap masal koltuğuna,
Denizin üstündeki düzeltmemiş çarşafa bakarken,
Yüzünü teselliyle okşayan martı rüzgarları.
Bazen ayrılık,
Üzerindeki ağırlığı kaldıramasa da,
Islandığını belli etmeyen,
Çizgisiz yastık yüzleri...
20.09.2014
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
İnce belli susamları,
Daha eylül'ün başında bir bir dökülmüş
Taze simit ısırıkları.
Bazen aşk,
Çırpmadan kanatlarını
Yükseltince yalnız kalabalığı,
Biletin görevlide kalan küçük parçası.
Bazen hüzün,
Oturunca Çamlı Kahve'nin ahşap masal koltuğuna,
Denizin üstündeki düzeltmemiş çarşafa bakarken,
Yüzünü teselliyle okşayan martı rüzgarları.
Bazen ayrılık,
Üzerindeki ağırlığı kaldıramasa da,
Islandığını belli etmeyen,
Çizgisiz yastık yüzleri...
20.09.2014
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
Dönmedolap
Birdenbire bir uğultu hissediyorum.
Dümdüz bir ovada
Yarışan binlerce tıkırtı
Kafa kafaya çarpışan
Korna sesleri.
Eski sokak lambaları
Lunaparkın en uzun boylusu,
Dönmedolap renk cümbüşü.
Kaldırıyorum bakışlarımı,
Uzakları gözlüyorum.
Eski bir hastane çarpıyor gözüme,
Kırmızı parlayan tabelasıyla
İçinde canının yarısını bırakmışlığın kokusu...
20.09.2014
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
Dümdüz bir ovada
Yarışan binlerce tıkırtı
Kafa kafaya çarpışan
Korna sesleri.
Eski sokak lambaları
Lunaparkın en uzun boylusu,
Dönmedolap renk cümbüşü.
Kaldırıyorum bakışlarımı,
Uzakları gözlüyorum.
Eski bir hastane çarpıyor gözüme,
Kırmızı parlayan tabelasıyla
İçinde canının yarısını bırakmışlığın kokusu...
20.09.2014
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
Son Eylül
Sisli bir sonbahar sabahına uyanıyorum bugün.
Puslu bir havaya.
Miskin bir haldeyim.
İçimden geçiyor sanki eylülün son günleri.
Yatakta doğrulup,
Camdan baktığımda,
Hızla dağılan bulutlar görüyorum.
Kaçışıyorlar,
Terkediyorlar sanki bu şehri.
Dışarı çıktığımda,
Islanmış yeşil yanaklarıyla karşılıyor beni.
Anlıyorum o zaman,
Bu gece yine bensiz ağlamış gökyüzü.
Kızmıyorum ona,
Çünkü ben de yapıyorum.
Bir önceki unutulmuş gibi,
Daima tekrarlanan kaçamaklardan...
20.09.2014
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
Puslu bir havaya.
Miskin bir haldeyim.
İçimden geçiyor sanki eylülün son günleri.
Yatakta doğrulup,
Camdan baktığımda,
Hızla dağılan bulutlar görüyorum.
Kaçışıyorlar,
Terkediyorlar sanki bu şehri.
Dışarı çıktığımda,
Islanmış yeşil yanaklarıyla karşılıyor beni.
Anlıyorum o zaman,
Bu gece yine bensiz ağlamış gökyüzü.
Kızmıyorum ona,
Çünkü ben de yapıyorum.
Bir önceki unutulmuş gibi,
Daima tekrarlanan kaçamaklardan...
20.09.2014
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
Koridor
İki tarafı çerçeveli resimlerle dolu,
Boş bir koridordan geçiyorum.
Susuyorum,
Nasıl bu kadar olgunlaştım diye,
Soruyorum kendime.
Neydi beni bu kadar olgunlaştıran?
Ayrılıklarım,
Pişmanlıklarım,
Dilimin ucundaki söyleyemediklerim,
Yarım kalan şiirlerim.
Koridorun sonuna geldiğimde
Düşümden arta kalanlar.
Kırık bir ayna
Yanık bir keman sesi
Dönüp geriye bakamıyorum
Göz kapaklarım ağırlaşıyor
Usulca yaslanıyorum geriye
Derin bir hüzün,
İçime doluyor.
Ruhumu teslim ediyorum ve
Yükseliyorum bulutlara.
Acı bir ağıt bırakıyorum arkamda,
Herkese yetecek kadar...
20.09.2014
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
Boş bir koridordan geçiyorum.
Susuyorum,
Nasıl bu kadar olgunlaştım diye,
Soruyorum kendime.
Neydi beni bu kadar olgunlaştıran?
Ayrılıklarım,
Pişmanlıklarım,
Dilimin ucundaki söyleyemediklerim,
Yarım kalan şiirlerim.
Koridorun sonuna geldiğimde
Düşümden arta kalanlar.
Kırık bir ayna
Yanık bir keman sesi
Dönüp geriye bakamıyorum
Göz kapaklarım ağırlaşıyor
Usulca yaslanıyorum geriye
Derin bir hüzün,
İçime doluyor.
Ruhumu teslim ediyorum ve
Yükseliyorum bulutlara.
Acı bir ağıt bırakıyorum arkamda,
Herkese yetecek kadar...
20.09.2014
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
21 Eylül 2014 Pazar
İçimdeki Ses
Bazen bir kadın.
Karanlık,
Dokunaklı,
Dokunuyorum O'na üstelik.
Umrumda olmuyor hiçbir şey
İçimden bir ses,
"Acı" diyor.
Çağırıyorum O'nu arada.
Çoğunlukla akşamları.
Kırık bir kadehte,
Eski bir şarap ikram ediyorum.
Tozlu kitaplara bakıyorum.
Yanımda olduğunu unutup,
Özlüyorum O'nu.
Dışarıda, sokak lambasının altında
Tesbihini ısrarla sallayan delikanlıya takılıyor gözüm,
Dalıp gidiyorum.
Bir rüyadayım sanki,
Saniyesinde değişebilen.
Tokmağını zor çevirdiğim kapıdan,
Çıkıp gidiyorum umarsızca.
Arkamda bıraktıklarım,
Umrumda olmuyor hiçbir şey,
İçimden bir ses,
"Özle" diyor
Bir daha göremeyeceksin...
20.09.2014
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
Karanlık,
Dokunaklı,
Dokunuyorum O'na üstelik.
Umrumda olmuyor hiçbir şey
İçimden bir ses,
"Acı" diyor.
Çağırıyorum O'nu arada.
Çoğunlukla akşamları.
Kırık bir kadehte,
Eski bir şarap ikram ediyorum.
Tozlu kitaplara bakıyorum.
Yanımda olduğunu unutup,
Özlüyorum O'nu.
Dışarıda, sokak lambasının altında
Tesbihini ısrarla sallayan delikanlıya takılıyor gözüm,
Dalıp gidiyorum.
Bir rüyadayım sanki,
Saniyesinde değişebilen.
Tokmağını zor çevirdiğim kapıdan,
Çıkıp gidiyorum umarsızca.
Arkamda bıraktıklarım,
Umrumda olmuyor hiçbir şey,
İçimden bir ses,
"Özle" diyor
Bir daha göremeyeceksin...
20.09.2014
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
Köşedeki Mavilik
Yıksınlar o muhallebiciyi.
Masaları da yaksınlar.
Kırıp, bir kenara atsınlar
Oturduğun sandalyeyi.
Anılarımızı sökebilirler mi o duvardan?
Sadece iki sandalyesi olan,
Köşedeki masada,
Gözlerimizin birbirine değdiği,
Yanaklarımızdan şiirlerin döküldüğü,
Yaşanmışlıklarımızı,
Atabilirler mi kör kuyulara?
Hadi alıp götürdüler,
Sana hücrelerimi açtığım bankı.
Ayaklarımızın altındaki maviliği alabilecekler mi?
Hadi diyelim seni aldılar benden,
Vuslat arzumu da söküp alabilecekler mi içimden?
20.09.2014
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
Damak Tadı
Çizilmişken kaderin,
Silmeye kalkarsan
Sevilmeye mahkum olursun.
Kalırsın öyle,
Ağzına şeker uzatılıp
Çekilen çocuk gibi.
Tadını dün gibi hatırladığın,
Ama tadamadığın.
Sevginin saflığını,
Dokunulmazlığını,
Ulaşılmazlığını,
Baş döndürücü güzelliğini tadamadan
Kalırsın öyle...
20.09.2014
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
Silmeye kalkarsan
Sevilmeye mahkum olursun.
Kalırsın öyle,
Ağzına şeker uzatılıp
Çekilen çocuk gibi.
Tadını dün gibi hatırladığın,
Ama tadamadığın.
Sevginin saflığını,
Dokunulmazlığını,
Ulaşılmazlığını,
Baş döndürücü güzelliğini tadamadan
Kalırsın öyle...
20.09.2014
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
Pamuk Şekerler
Gelişinle açmıştı,
Baharın müjdesi çiçekler.
Gidişinle karardı,
Her bir ayrı silüete sahip,
Pamuk şekerler.
Ve ıslanırdı kirpiklerimden arta kalanlar.
Sırılsıklam olurdum.
Başa sarardı tüm yaşanmışlıklar.
Ben sana aşık,
Sen hep yolcu...
20.09.2014
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
Baharın müjdesi çiçekler.
Gidişinle karardı,
Her bir ayrı silüete sahip,
Pamuk şekerler.
Ve ıslanırdı kirpiklerimden arta kalanlar.
Sırılsıklam olurdum.
Başa sarardı tüm yaşanmışlıklar.
Ben sana aşık,
Sen hep yolcu...
20.09.2014
Metris Kışlası
Çağdaş Şahinoğlu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)