13 Nisan 2018 Cuma

Orhan Veli'yi Analım mı?

Bugün Orhan Veli'nin yaş günü. Orhan Veli Kanık 104 yaşında. Kutlu olsun.

Hangi şiiriyle tanırdınız onu? Anlatamıyorum? İstanbul'u dinliyorum?

Gencecik yaşında gidiverdi aramızdan, ansızın. Biz daha O'nun varlığını sindiremeden kanatlandı gitti. Yarım kaldık. Eksik kaldık. Çok da uzaklara gitmedi aslında. İsteyen her an ulaşabildi O'na.

Hadi bugün onları analım. Birbirimize Orhan Veli şiirleri okuyalım.


Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda; 
Dokunabilir misiniz, 
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, 
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu 
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum; 
Her şeyi söylemek mümkün; 
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; 
Anlatamıyorum.



Şiirin sevilesi bir şey olduğunu, şiire uzak insanlara da gösterdiler onlar. Güzel edebiyatımızın ender parçalarından biri oldular. Onlardan biriydi Orhan Veli. 36 yaşında aramızdan ayrıldı. (1914-1950)


İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.



Sait Faik Abasıyanık O'nun için şöyle demiştir: "üzerinde en çok durulmuş, zaman zaman alaya alınmış, zaman zaman kendini kabul ettirmiş, tekrar inkâr, tekrar kabul edilmiş; zamanında hem iyi hem kötü şöhrete ermiş bir şair" 



İşim gücüm budur benim,
Gökyüzünü boyarım her sabah,
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.
Deniz yırtılır kimi zaman,
Bilmezsiniz kim diker;
Ben dikerim.

Nur içinde yat Orhan Veli. 
Güzel adamlara selam olsun...



24 Aralık 2014 Çarşamba

Biz Diyorum Hani

Sessiz bir film gibiydi bizimkisi
Kayıp giden aksiyonlar
Çığlıklar
Ve gözyaşları.
Kimi zaman umutsuz bir sevda yanığı
Kimi zaman üvey kızına zulmeden bir baba
Hafifçe kıpırdayan çimler üzerine uzanmış
Taze aşıklar gibiydik kampüsün en ücrasında
Takvimden düşecek son yaprağı bilmeye maruz bırakılmış
Ömrünün son günlerinde gibiydik
Eline alalacele tutuşturulmuş şekerle
Kaçıp giden balonun acısı bastırılan çocuktuk
Kahkülleriyle bir türlü bitmek tükenmek bilmeyen
Sivilcelerini gizleyen genç kız adayıydık
İmkansız bir aşktık belkide;
Çocukluk aşkının duvağının açıldığını izlerken dolu gözlerle
Veyahut ölesiye mutluyduk kapısında hastanenin,
İkizlerinin ilk ağlayışını müjdeleyeni beklerken.
Bilemeyiz, belkide, ayrılık ertesi bir bir dökülen kırıkları 
Mısralara dönüşen şiirlerin ortak heyecanıydık
Belkide biz, biz gibiydik...



Bir kahve izinde
02.02.2015
Selimiye Kışlası

28 Kasım 2014 Cuma

O An

Bir şarkı tüttürmüş yürüyordum yalnızlığımla
Adım adım ve ıslanarak
Ve O'nu gördüm karşıdan
7 aylık hasreti sonra erdirmişcesine çılgınca dans ediyordu sacları,
Birden sakladı mimiklerini
Yüzünde, midesinde uçuşan kelebekleri belli etmeyen bir ifade
Geçmeye hazırlanıyorken bir daha benden,
Durdum birden.
Durdum, o gitti.
Baktım ardından, o gitti.
Bekledim, o gitti.
Şiirler döktüm arkasından, o gitti.
Döndü köşeyi giderken, kalmaktan giderken
Ey gülüşüne nice aşklar yitirdiğim,
Gidişin bile bir başka güzel...



Vuslatın son sözünde
28.11.2014
Selimiye Kışlası





27 Kasım 2014 Perşembe

Son Şans

Yalnızlığa bir şans verin
Bu sefer sızacak içinize zerre zerre
Kamaştıracak kimsesizliğinizi
Görünmeyeni gördürecek
Kirpiklerinize dolacak
Bakışlarınızla buluşacak vuslat günü
Tablodaki boşluğa yelken açmış
Maziden çıkıp gelecek
Onsuzluğu unutturacak
Bir yaprağın toprağı öpüşündeki özlemle...



Taze simit susamları
27.11.2014
Selimiye Kışlası



Susmalıydık

Ben konuştum, onlar dinledi
Ben konuştum, anlamadılar
Karışıkmışım.
Ben sustum, çünkü kelimeler soğuktu
Onları ısıtan benim cümlelerimdi...



Kahvaltı rehaveti
27.11.2014
Selimiye Kışlası


Müjdeler Taziye

Senin haberini aldığımda öldüm ben
Hasretini başkasına yüklemiş,
Kirpiklerin başkasına ıslanmış,
Başkası başkasına küsmüş,
Başkası olmuşsun
Ellerin müjdeleri çığlık çığlığa
Sen benim haberimi alamayacaksın
Çünkü öldün sen,  
Maziye gömüldüğünde...



Bir çay buğusunda
27.11.2014
Selimiye Kışlası











Yetmez miydi?

Çok şey beklemedim senden,
Hayallerimi bile kırıklarından inşa ettim.
Yani senin anlayacağın dilde,
Senden arta kalanlar bile 
Yeterdi hayallerime,
Düşlerime...



Bir ateşin kırmızısında
27.11.2014
Selimiye Kışlası



Sevmek Zor İş

Kalp somut, yürek soyuttur.
Yaşamak icin kalp,
Yaşatmak icin yürek gerek.
İşte bu yüzden,
Herkesin bir kalbi vardır ama
Herkesin bir yüreği yoktur...



Dibe çöktüğünde yorgunluk
27.11.2014
Selimiye Kışlası






24 Kasım 2014 Pazartesi

Çok Geç

Başkası O'nun gibi, sarıldığında sıkmayınca bel kemiğini
Anlıyorsun gittiğini.
Güldürdüğün insanın O'nun gibi çığlık atmadığını görünce
Anlıyorsun kaybettiğini.
Ve alınırsan "gerizekalı" dediğinde karşındaki uzun saclı ve dalgalı
Anlıyorsun ki bu "O" değil ve olamayacak.
Şarkılardan meylediyorsun yalnızlığı
Ve gözyaşlarınla beslediğin kahveni yudumluyorsun hıçkırarak...



Fincandaki dudak payı
24.11.2014
Selimiye Kışlası


Karıştırma

Seni sevmekten vazgeçtim
Seni sevmeyi sevmekten değil...



Zorluğun gücü
24.11.2014
Selimiye Kışlası



Hesapsızca

Hoşça kal,
Gitme...



Hüznün çaresizliği
24.11.2014
Selimiye Kışlası







Sadece

Bence uzak dur benden,
Kirliyimdir ben.
Bir o kadarda paylaşılmış.
Ve masumluğun en tazesinde
Bir o kadarda temizim.
İşte böyle çelişkilerle yaşarım ben
Ama çelişkilerim çelişmez birbiriyle
Aklına alırsa anla,
Anladığın kadar yaz,
Yazdığın kadar sev...



Dokunuş
24.11.2014
Selimiye Kışlası







İçimizde

Hani?
Yok dersiniz.
Bakarsınız etrafınıza,
Sevdikleriniz, anneniz, babanız,
Ortamdan bozma arkadaşlarınız
Ve terkedilmişlikleriniz.
Çünkü bilmezsiniz,
O'nu görebileceğinizi sanarsınız
Halbuki yalnızlık içimizdedir.
O'nu göremezsiniz ama,
Ama beklersiniz...



Ümit kırıntıları
24.11.2014
Selimiye Kışlası






Çok mu?

Bugün gidip her ojeden bir tane almak istiyorum.
İlerde bir gün sevgilim olduğunda,
Oje sürmek için bile, mağazaya değil
Bana gelsin istiyorum.
Çok sevmek için çok mu şey istiyorum?



Güneş bakışları
24.11.2014
Selimiye Kışlası

Aramızda Kalsın

Bu arada,
Şiirlerim kadar seviyorum seni
Yazmaktan öte,
Aramızda kalsın...



Hasretin sesi
24.11.2014
Selimiye Kışlası

İletken Sevgili

Beni değiştirmeye calışmayıp,
Değiştiren bir sevgilim olmalı,
Değiştirmeye calışmadığım,
Kendiliğinden değişen...



Sabahın aymazlığı
24.11.2014
Selimiye Kışlası

17 Kasım 2014 Pazartesi

Sızıyorum Uzaklara

Bozulmamış beyazlığıyla zirvesindeyim Ulu bir dağın,
Büyüyen gozbebeklerinde kirleniyor masumâne buluşmalar.
Anadolunun bağrı yanık kuraklıklarına benzetiyorum
Çelimsiz alınganlıklarımı
Torosların eteklerinden kacışıyor ruhum,
Verimli yalnızlıklara.
Sakinliğine bırakıyorum Tuz golünün
Ağlamaya dermanı kalmayan kırıklıklarımı
Kackar'ın sarp ürpertilerinden cağırıyorum
Hırcınlıklarımı,
Islaklığını korpe yanaklarda yitirmemiş
Son gozyaşını
Öfkem cekiliyor damarlarımdan
Bakışlarımdan akan hasretim
Arınıyorum büsbütün
Bir damla "sen" bırakmıyorum bilincaltımda
Çekiyorum elimi eteğimi kıskanclıklardan
Ve gidiyorum terkedilmişliklerden...



Günün aydınlığı
17.11.2014
Selimiye Kışlası





13 Kasım 2014 Perşembe

Yanılırsın

Yarım kalan aşklar mı daha cok iz bırakır,
Yoksa uzun omürlüleri mi?
Unutmak istersin,
Unutursun, 
Avunursun...
Vurur yüzüne bir şarkıda
Bir arkadaş şakasında
Nereye gittiğini bilmeyen bir şakada...
Tokat gibi carpar yüzüne
Dalıp gidersin, canı acıyan uzaklara
Belli belirsiz düşüncelere
Birgün geri donüp,
Tamamlamak istersin yarım bıraktıklarını.
Ayrı yapılan planları
Buruk gecen doğumgününü,
Geri cevrilen dolu kadehleri,
Çamlı Kahve'nin dumanı tüten anılarını,
Kelebeğin Rüyası 2'yi,
Ağzına kadar dolan manzara havasını...
Sadece istersin,
Kurup kurup bozarsın hayallerini,
Yıkıldıkca hayaller, bir parca kopar icinden
Acının sıradanlaştığı zevklerde bulursun
Vuslat habercisini, 
Bulduğunu sanarsın...



Çıkış oncesi
13.11.2014
Selimiye Kışlası

Lodos

Bir sancıdır Bursa'da aşk,
Saplanır kalır, her tebessümünde
Yapışsa da yakana sinsice
Kurtulmak istemezsin ondan.
Süzülür Tirilye'nin sarp kayalıklarından
Carpa carpa zeytin dallarına
Aşar gelir Mudanya'yı,
Hızla gecer mazimizden
Kimini yakar gecer,
Kimini şaşar gecer,
Tırmanır Uludağ'ın eteklerinden
Seyre dalar,
Sefasını cıkarır tarih kokan şehrin.
Bobürlenmez,
Ama gurur duyar eserleriyle.
İnişe gecerken okşar yanaklarımızı
Ürpertir tüylerimizi,
Diken diken.
Bir cigara yaktırır,
Bir kadeh doldurtur.
Bir plak oturtulur gediğe,
Eski zamanlardan calar.
Alır gotürür başka aşıkların hikayelerine
Gülen yüzlerin birden hüzne boğulması
Şüphesiz bundandır.
Çünkü aşk,
Esasında Bursa'da hüznün adı, lodostur...



Sabahın hüznü
13.11.2014
Selimiye Kışlası