Aslında sevebilir insan, gözlerinde boğulmadan.
Dokunmadan sevebilirsin mesela. Sarılmadan da sevebilirsin, kucaklamadan dünyasını. Sarıp sarmalamadan. Ne olmuş ki yani? Öpmeden de sevebilirsin, onun pamuk yanaklarından. Kılavuzu yoktur sevdanın. Şartı şurtu da yoktur. Sevebilirsin yani. İhtiyaç yok öyle şeylere. Koşullu sevgi mi olurmuş? Omzuna yatmadan da sevebilirsin hani. İlla ki yaslanmak zorundaysan, gölgesinde dinlenirken yaslandığın ağaçlar var. Koluna girmeden, elini tutmadan da pekâla sevilebilir. Dizinde yatmadan sevmek çok zor olmamalı. Gözlerinin içine bakıp Nazım'ın "Kadınım" şiirini okumadan da sevmek mümkün. Bulutlara adını yazmadan da. Yağmur altında onunla ıslanmadan da sevebilirsin. Gülüşlerini görmen şart mı sevmen için? Kahkahalarınız karışmadan da sevebilirsiniz, inan bana. Hatta duymadan sev. Haykırması mı lazım, sevildiğini delice? Ateşlendiğinde alnına koyduğu ıslak mendil olmadanda sevebilirsin emin ol. Senin galiba bana ihtiyacın var, geleyim ben en iyisi yanına demeden de. Yemeğini suyunu paylaşmadan da sevebilmeli insan. Şiddetli sevmeli insan, ama bağırmadan çağırmadan. Kırmadan dökmeden sevebilmeli. Yani kısacası, sevmek istiyorsan, seviyorsan koşullanma a dünya güzeli. Sev gitsin...
Haa, kokusu olmadan zor olur işte. Hele yağmur sonrası toprak kokusu gibi, fırından yeni çıkmış ekmeğin kokusu gibi, tan ağarırken güneşin saçtığı koku gibi bir kokusu varsa.
Aslında sevebilir insan, sevgiliye ihtiyaç duymadan.
02.39
20.04.2013
Çağdaş Şahinoğlu
20 Nisan 2013 Cumartesi
15 Nisan 2013 Pazartesi
Hani 'Sen'..
Hani sen "aşk'ım" diyorsun ya.
1 kelime 5 karakter
Ben içine dolduruyorum senin adına ne varsa.
Duygularımı, hissiyatımı, tebessümlerimi..
Kır çiçekleri topluyorum saçlarına taç yapacağım,
Yıldızlar kaydırıyorum,
Ağaçlara yaslanıp hayallere dalıyorum.
O kadar basit olmamalı.
Sıradan bir kelime.
Ona yüklenen anlamı, hak edercesine taşıyor.
Sessizliğimin cümbüşe dönüşüne tanıklık ediyor,
Gamzelerindeki derinlik.
Hani sen "aşk'ım" diyorsun ya.
Ben koşarak geliyorum uzaklardan,
Gökyüzünden takip ediyorum izini.
Kokundan buluyorum saçlarını...
Aynalar yerleştiriyorum her yere,
Gülüşlerindeki tazeliği hisset diye,
Benim gördüğüm şenliği sen de gör diye,
Gözlerindeki ışıltıyı fark et diye.
"Aşk'ım" dedikçe sen,
Aslında "Seni seviyorum" da diyorsun.
"Evet, sırtımı yasladığımda yıkılmayacağıma sonsuz inandığım adamsın" diyorsun.
"Sev beni okyanus dalgaları gibi, hasretimi dindiren çağlayanlar ol" diyorsun.
"Yanında uyandığımda saate bakmayacağım adamsın" diyorsun.
Onurlandırıyorsun beni sevişlerinle,
Kıskandırıyorsun bulutların saflığını.
Tomurcukların azmi,
Çiçeklerin güneşle dansı,
Toprağın, o içe çekilesi en güzel kokusu,
Hepsi Aşk'tan ötürü.
Hani sen "aşk'ım" diyorsun ya.
Baloncuklar yükseliyor gökyüzüne,
Kahkahalarımla dolduruyorum evrendeki boşluğu,
Sürprizler yerleştiriyorum her köşe başına.
Şüphesiz her bir dokunuşun amacı,
"Aşk'ım" dediğinde yaşattığın sevgi seliyle beslemekti göz bebeklerini...
14.04.2013
Çağdaş Şahinoğlu
1 kelime 5 karakter
Ben içine dolduruyorum senin adına ne varsa.
Duygularımı, hissiyatımı, tebessümlerimi..
Kır çiçekleri topluyorum saçlarına taç yapacağım,
Yıldızlar kaydırıyorum,
Ağaçlara yaslanıp hayallere dalıyorum.
O kadar basit olmamalı.
Sıradan bir kelime.
Ona yüklenen anlamı, hak edercesine taşıyor.
Sessizliğimin cümbüşe dönüşüne tanıklık ediyor,
Gamzelerindeki derinlik.
Hani sen "aşk'ım" diyorsun ya.
Ben koşarak geliyorum uzaklardan,
Gökyüzünden takip ediyorum izini.
Kokundan buluyorum saçlarını...
Aynalar yerleştiriyorum her yere,
Gülüşlerindeki tazeliği hisset diye,
Benim gördüğüm şenliği sen de gör diye,
Gözlerindeki ışıltıyı fark et diye.
"Aşk'ım" dedikçe sen,
Aslında "Seni seviyorum" da diyorsun.
"Evet, sırtımı yasladığımda yıkılmayacağıma sonsuz inandığım adamsın" diyorsun.
"Sev beni okyanus dalgaları gibi, hasretimi dindiren çağlayanlar ol" diyorsun.
"Yanında uyandığımda saate bakmayacağım adamsın" diyorsun.
Onurlandırıyorsun beni sevişlerinle,
Kıskandırıyorsun bulutların saflığını.
Tomurcukların azmi,
Çiçeklerin güneşle dansı,
Toprağın, o içe çekilesi en güzel kokusu,
Hepsi Aşk'tan ötürü.
Hani sen "aşk'ım" diyorsun ya.
Baloncuklar yükseliyor gökyüzüne,
Kahkahalarımla dolduruyorum evrendeki boşluğu,
Sürprizler yerleştiriyorum her köşe başına.
Şüphesiz her bir dokunuşun amacı,
"Aşk'ım" dediğinde yaşattığın sevgi seliyle beslemekti göz bebeklerini...
14.04.2013
Çağdaş Şahinoğlu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)